Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image
Scroll to top

Top

Yorum Yapılmadı

Ekonomi Yavaş ve Buna Rağmen İşinizi Nasıl Geliştirirsiniz?

Ekonomi Yavaş ve Buna Rağmen İşinizi Nasıl Geliştirirsiniz?
Ayse Aslan

Ekonomi yavaş, işler planladığınız gibi gitmediğinde iş kurmak da mevcut işinizi korumak da zordur. Peki durgun bir ekonomide iş kurmak ve işinizi korumak için neler yapabilirsiniz?

Türkiye’nin ekonomik çizgisindeki iniş ve çıkışlara hepimiz aşinayız. Hangi yaşta olursanız olun, birkaç krizi mutlaka görmüşsünüzdür. Ekonomi döngüsel şekilde ilerler ve ekonomik gerileme otomatik olarak birçok iş sahibinin işlerinin yavaşlamasına, satış elemanlarının performansının düşmesine ve hatta profesyonellerin işlerini kaybetmesine kadar derin bir şekilde hissedilir.

Başarılı profesyoneller ve iş sahipleri geçmişten ders alırlar. Birçoğumuz için ekonomik kriz demek, ilk kez yüz yüze geldiğimiz bir gerçek değildir. Bu nedenle, bir önceki krizlerden neler öğrendik ve nasıl bir ders çıkardık son derece önemlidir. Her an herşey olabileceği kurgusu ile işimizi yönetmemiz gerekir…

2009 yılında İngiltere’de yaşanan ve yüzyılın krizi diye tanımlanan ekonomik krizde ben de oradaydım ve işimi ayakta tutmak için büyük bir çaba harcıyordum. Hemen hemen herkes neredeyse tamamen durmuş ekonomiden epey mağdur gözüküyordu. Tüm toplantıların, seminerlerin, ticaret odalarının ve televizyonların favori tartışma konusu ekonominin ne kadar kötü olduğu ve işlerin nasıl berbat gittiğiydi. Ortam gerçekten bunaltıcıydı, çünkü tanıdığım, bildiğim, bilmediğim herkes ekonomik sorunlar ve bunun kendi işleri ve hayatları üzerindeki olumsuz etkilerinden müzdaripti.

BNI’ın her bölgesinde yılda bir düzenlediği üye günlerinden birinde bir Emlak Danışmanı ile tanıştım. Londra’daki gayrimenkul değerlerindeki düşüş, bankaların mortgage vermemesi, dolayısı ile satışların neredeyse tamamen durmuş olduğunu ve birçok işletmenin kapandığını bildiğimden tanıştığım kişiye, ‘Siz ne durumdasınız?’ diye sordum. Beklediğim yanıt, işlerin nasıl berbat gittiğine ilişkin uzun bir nutuktu ama bana yanıt olarak, ‘mükemmel bir yıl geçirdiklerini’ söyledi. Doğal olarak şaşırdım ve sordum, “emlak işindeydiniz, değil mi?”

“Evet” dedi

“Londra’dasınız öyle mi?”

“Evet” dedi hafifçe tebessüm ederek.

“Ve mükemmel bir yıl geçirdiniz!!!”

“Hatta işimdeki en iyi yıl diyebilirim!” diye yanıtladı.

“En iyi yılınız!” dedim şaşkınlıkla. Bir süre düşündükten sonra ona sordum “Yoksa bu emlak işindeki ilk yılınız mı?”

“Hayır” diye kahkaha ile cevapladı, “Yaklaşık on yıldır emlak işindeyim.”

Ekonominin durumu ortadayken ve piyasada epey sert bir rekabet varken, işlerinin nasıl bu denli iyi olduğunu sordum? Ve gür bir sesle şunu söyledi:

Ekonomik krizin bir parçası olmayı kesinlikle reddediyorum!

 “Sırrınız bu mu?” diye sordum. “Ekonomik krizin bir parçası olmayı kesinlikle reddediyorsunuz ve işleriniz bu nedenle bu denli iyi?”

“Aynen” dedi ve devam etti: “Çoğu rakibim işlerinin ne kadar kötü gittiğine ilişkin söylenirken, ben şu an emlak piyasasında ortaya çıkan başka büyük fırsatlara odaklandım. Mesela evini satmak isteyen ama bankaların mortgage vermemesi nedeni ile satamayan ev sahipleri ile nakit alıcıları buluşturmaya başladım. Böyle bir alan açtım işin içinde. Nakit alıcılara mükemmel fırsatlar sundum. Bununla ilgili iş yönlendirmeleri istedim.”

Söylediklerini dinlerken sabahtan beri salonun içinde konuştuğum kişileri ve konuşulanları zihnimden geçirdim, herkes işlerin ne kadar kötü olduğundan şikayet edip duruyordu.

Hemen hemen herkes diğeriyle ‘kederini’ paylaşırken farkettim ki pek azı yeni bir iş ilişkisi ve iş bağlantısı oluşturmak konusunda ısrar ediyordu.

Eğer işinizi hep bir adım öteye taşımak istiyorsanız bilin ki, şikayet etmek hiçbir durumu değiştirmiyor ve bizi bir yere götürmüyor. Her şikayet ettiğinizde şunu düşünün:

İşinizin ne kadar kötü olduğunu söylediğiniz kişilerin yarısı bunu umursamıyor, diğer yarısı da onlardan daha kötü olmanızdan mutlu oluyor!

Ekonomiyi, rekabeti ve piyasayı kontrol edemeyebilirsiniz ama  ‘ekonomik krize’ vereceğiniz tepkiyi kontrol edebilirsiniz. İş yönlendirme kaynaklarınızı her daim canlı tutmanız, her daim refere edilebilir bir kişi olarak networkünüzü güçlendirmeniz, bu krizleri daha kolay atlatmanıza imkan yaratacaktır.

İngiltere’deki ve Amerika’daki son büyük ekonomik krizde yüzlerce kişinin işini geliştirip, bu dönemdeki fırsatları doğru değerlendirip epey bir zenginleştiğinin hikayelerini gördüm ve duydum.  Başarılıydılar, çünkü bilinçli olarak bu ekonomik krizin bir parçası olmayı reddetme kararı almışlardı. Birçoğu da bu başarıya business networking becerilerini geliştirerek ve ‘ağızdan ağıza pazarlama’nın tüm inceliklerini öğrenerek ulaşmışlardı.

Problemli bir ekonomide siz de şu yöntemleri uygulayabilirsiniz:

  1. Networkünüzü çeşitlendirin. Genişlik ve derinliğe ihtiyaç duyuyorsanız, gerçek odağınızı kaybetmeden farklı platformlarda yer alın.
  2. “Mağarasına çekilmişler’den olmayın. Görünür olun, dışarı çıkın ve iş sahipleri için düzenlenen etkinliklerde diğer iş sahipleri ile bir araya gelin.
  3. Network toplantılarında oturmanız ya da yemek yemeniz daha önemli olsaydı, o zaman net-eat ya da net-sit denirdi, net-WORK değil! Oturmayın, tıkınmayın, ÇALIŞIN!
  4. Öğrendiğiniz networking tekniklerini ve becerilerini, bulunduğunuz her platformda kullanın.
  5. Networking etkinliklerinde daha fazla akılda kalabilmeniz için, kendinizi nasıl sunacağınıza ilişkin bir hazırlık yapın.
  6. Kendi iş ilişkilerinizi mutlaka gözden geçirin ve bir doküman üzerinde bunların kimler olduğunu belirleyin. Sizinle simbiyotik veya uyumlu, rekabet içinde olmayan iş sahiplerinin bir çizelgesini oluşturun ve bu kişilerle ilişkilerinizi derinleştirmeye, size iş yaratma kaynağına dönüşmelerini sağlayın.
  7. Ve en önemlisi, business networking kavramının avcılıktan çok çiftçilik ile işlediğini unutmayın. Derinlikli, anlamlı ve karşılıklı fayda sağlanmayan hiçbir ilişki uzun sürmez!

Ekonomik krizlerin sizin başarısızlık bahaneniz olmasına izin vermeyin. Bunun yerine fırsatları gözden geçirin, başarıya odaklanın.  “Ne bildiğinizin” veya “kimi tanıdığınızın” önemi yoktur! Önemli olan onları ne kadar iyi tanıdığınızdır. Zorlu ekonomik koşullarda sosyal sermayeniz çok değerlidir. Onu şimdiden ve doğru bir şekilde inşaa edin. Diğerleri başarısızlıklarına ekonomik koşulları bahane gösterirken siz başarıdan başarıya koşun…

Yorum Yaz