Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image
Scroll to top

Top

Yorum Yapılmadı

Başarı İçin, Tersten Gidin!

Başarı İçin, Tersten Gidin!
Ayse Aslan

İş sahipleri olarak her zaman bir hedefimiz var! Yoksa yok mu? Olmayanların mutlaka olmalı… Kişisel olarak ben hayatımı hep ufuk çizgisinde yaşadım. Demek istediğim: adımlarımı atarken, sadece hedefime kitlendim. Bisikleti kullanırken ya da kayak yaparken pedallara ve kayaklara bakmamak gerektiği gibi basit bir kural aslında bu. Sürekli adımlarınıza bakarsanız, düşersiniz: ileriyi kaçırırsınız. Ara ara pedallara yani ‘içinde bulunduğunuz zaman dilimine’ dönelim tabii ki ama, gideceğimiz yönün ve hedeflerimizin her zaman farkında olarak.

10 yıl içinde kendinizi nerde görmek istiyorsunuz? Peki 5 yıl içinde? Ya da bu yılın sonunda? Bu belirlediğiniz hedeflere ulaşabilmek için ise, belirlediğiniz o uzaktaki noktadan geriye gelmek gerekir. 5 yıl sonra olmanız gereken yerde olabilmek için, bu yıl ne yapmanız gerek? Bu yılın her ayında, hangi aşamada olduğunuzu da değerlendirmek önemli midir? Ayrıca her yeni yıla başlarken, bir önceki yılın performansınızı ölçümlemek şarttır.

Hedefi belirlemezseniz, ona nasıl ulaşacaksınız? Herkesin hayatta ulaşmak istedikleri vardır ama iş sahiplerinin bunu çok daha net, profesyonel ve geniş bir perspektiften ele alması gerekir. Hedef yoksa, ne yazık ki sonuç da yok!

Bir de ulaşmak istediklerinize nasıl ulaşabileceğinize ilişkin taktikler belirlemek gerek ki: onlardan en muhteşemi bence ‘tersine mühendislik’… İsminden de anlaşılabileceği gibi genelde bu teknik, özellikle de mühendislerin sıkça başvurduğu bir iş bitirme tekniği.

En genel bakış açısıyla şunu anlatmak istiyor: Diyelim ki günün birinde dünyaya bir uçan daire düştü. Buna bakarak yeni bir uçan daire yapmanız gerekiyor. O zaman tersine mühendislik yapıyorsunuz. Şöyle ki: uçan daireyi mümkün olan en küçük parçalarına ayırıp, bunların nasıl bir araya getirildiğine bakıyor ve bu minik parçaların nasıl ve neden oraya konulduğunu anlamaya çalışıyorsunuz. Böylece bir süre sonra, kendi uçan dairenizi yapacak bilgi birikimine sahip oluyorsunuz.

Uçuk örneğimizi ayakları yere basan başka bir örnekle destekleyelim: 1961 yılında Türkiye’nin dönem Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, Türk mühendislerine bir otomobil yapılması emrimi veriyor. 129 günde bir otomobil üretiliyor gerçekten de. Bu yapılırken yine size bahsettiğimiz yollardan gidiliyor ve tersine mühendislik çalıştırılıyor. Bir araba alınıp sökülüp, tüm parçaları incelenerek tekrar bir araya toplanıyor.

Tersine mühendisliği kavramsal olarak tümden gelim olarak tanımlamak yanlış olmaz. Yani parça parça temelini kurduğunuz şeylerle bir sonuca varmak yerine, bir sonuçtan yola çıkarak ona nasıl ulaşacağınızı çözmeye çalışma sanatı bu aslında.

Dünyanın en büyük Business Networking Organizasyonu’nun Kurucusu Ivan Misner, hedeflerinize ve başarıya ulaşma yolları ile ilgili paylaşımlarında bu tekniğe sıkça yer veriyor.

Örneğin: eğer yıl sonunda 45 yeni müşteriye daha hizmet vermiş olmak istiyorsanız buna ulaşmak için 11. ayda ne yapmalısınız, 11. aydaki hedefi tutturabilmek için 9. ayda nerede olmalısınız ve bu böyle geriye doğru geliyor. Hedefinizle ile ilgili kat ettiğiniz yolu net bir şekilde görebilmeniz için, bu yöntem size mercek oluyor.

Yapmamız gereken, başarıya ulaşabilmek için amaçlarımızın ne olduğunu veya olması gerektiğini belirlemek ki işin en zor kısmı burada. Bunları belirledikten sonra tersine mühendislik kullanıp bu amaçları kendi içlerinde teker teker parçalamaya başlıyoruz. Ta ki o büyüklü küçüklü amaçlara ulaşmayı en ince ayrıntısıyla anlayıncaya kadar. Böylelikle, başarıya giden yolda önümüzde çözülmemiş ve aşılamayacak hiçbir engel kalmıyor.

Tabi bunu yaparken kendimize bir zaman planı da çıkarmış olmamız gerekiyor. Hedeflerimizi belli bir zaman planına göre sıralamamız, hangisinden nasıl başlayacağımızı öngörebilme kasımızı geliştirmemiz hayati.

Bir de elbette önümüzde bir uçan daire ya da devrim otomobili gibi değişmez bir ürün yerine başarının yapı taşları gibi her an yerinden oynayıp, farklı bir şekle bürünecek kavramlar varsa, o zaman sık sık yolda durmamız, dinlenmemiz, önümüzde bizi bekleyen şeyin aslında kafamızdaki şey olup olmadığını incelememiz gerekiyor. Tersine mühendislik de olsa, arada bir kafayı kaldırıp varacağımız noktaya doğru yolumuzu şaşırıp şaşırmadığımızı kontrol etmemiz şart.

Başarı mı istiyorsunuz: o zaman hedef belirleyin ve bu hedeflere ulaşmak için performansınızı ölçümleyebileceğiniz araçlar geliştirin.

Sonraki Yazı

Daha önce yazılmış başka yazı yoktur.

Yorum Yaz